SâMİHA AYVERDİ

Mütefekkir - Yazar

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Roman

Mesihpaşa İmamı

E-posta

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1948

"Fakat sakin ve insaflı olduğu zamanlarda, eski Halis Hoca'nın bu mazi olmuş hüviyetin mezarı başına geçerek, onun yaşamakta iken de hayattan, ruhtan ve aşktan mahrum olarak geçirdiği kırk senelik zavallı bir ömrün mersiyesi içinde, yolunu bulamamış bir hayatın bütün acılarını okuyordu. Şüphe yok ki, Mesihpaşa İmamı, şu kısacık fakat tecrübe ve ibret dolu zamanla Tahir'i daha iyi anlıyor ve ona hak veriyordu. Muhakkak ki bu sefih ayyaş da değişmek, bambaşka bir insan olmak için sevmiş olmalıydı. Fakat sevdiği kimdi, kim olabilirdi? Acaba nasıl bir aşk kudreti tek eli ile rakı masasını devirirken, öteki eli ile de içmeden sarhoş eden bir kadehi dudaklarına dayamıştı? Demek ki, hayatta en sözü geçkin amil aşktı. Ve her insanın vücüdu gemisi, aşkı dümenine göre istikamet alıyordu."

 

Yolcu Nereye Gidiyorsun

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1944

"Gaflet nedir? Sadece Allah'ı unutmaktır. Yoksa kumaş, çalgı, evlat ve kadınla olan alâka değildir. Su geminin içinde olursa onun helâkine sebeptir; altında olursa seyrine yardımcıdır. İnsanın vücudu da bir gemi; mal, rızık, şehvet ve iptilâlar ise su gibidir. Eğer bunlar kalbe girmişlerse helâk muhakkaktır; fakat bir vasıta olmak derecesinde kalırlarsa yardımcı olurlar."

 

İnsan ve Şeytan

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1942

"Ne tuhaf, bu gökkubbenin altında herkes bir şeyler duyup bir şeyler söylüyor; fakat her duyuş, her söyleyiş ve her görüş, nihayet, mukabil olduğu eşyayı aksettiren bir ayna parçacığına benziyor. Fakat nerede o kamil ve mükemmel duyuş ve duyuruş ki, içine bütün cihanın aksettiği muazzam bir ayna olsun..."

 

Batmayan Gün

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1939

"Ara! diyorum; fakat sen bu sözleri anlayıcı mısın, yoksa okuyucu musun? Bahara mensup olan yağmurun fiil ve eseri, taze ve yaş olan ağacadır; kuruyup odun haline gelmiş olan değil. Ne vakit ki bir insanın sözleri de bir çok kimselerin vücutları ağacı üzre esse, onu anlayacak ve istifade edecekler de, yaş ağaç masabesinde olanlardır."

 

Ateş Ağacı

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi 
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1941

"Bence şekil ve san'at, manayı ziynetleyen bir kaptır. Mana, şekil perdesi altında gizli olduğu için göz, iç kıymetini görmüyor da; dış tezahürlerini görüyor, ruhu görmeyip, cesedi gördüğümüz gibi.

Şekil manayı bulmak için bir kapıdır. Yazık ki insanlar bu kapının san'at inceliklerine, estetik vasıflarına dalarak, onu açıp içinde gizli olan hazineyi elde edemiyor."

 

Son Menzil

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1943

"Seninle yükseldim, zira bana aşkı öğrettin, sana takıldım ve ilerleyemedim, zira aşkı bir vücuda muhayyet bildim. Halbuki insanın hilkati, kendi gibi bir insanın sevgisinde oyalanıp kalmak için düzülmemiş Haşim... Meğer aşk yolunda insan bir menzilmiş... Fakat durulması değil, atlanması lazım gelen bir menzil hakikate ulaştıran bir köprü. Geç, ondan da geç, yalnız aşkta dur, son menzil budur, onda karar et!"

 

Yaşayan Ölü

E-posta

 

Yazarı:      Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı
Yayın Yılı:  1942

Ağacın kıvam bulması meyveyi haber vericidir; rûhun kıvam bulması da hakîkati haber vericidir. Şu halde, rûhu hakîkatle kıvam bulmuş kimselerdir ki devran onlara ölümsüz bir hayat bahşediyor. Yaşayan, devam eden onlar… Ölseler de ölmeyen gene onlar.