SâMİHA AYVERDİ

Mütefekkir - Yazar

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Mensur Şiir

Hancı

E-posta

 

Yazar:     Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:     Kubbealtı Neşriyat
Yayın Yılı:    1988

''Kimsin diye sordular. Bu dünyada işi bitenim! dedim. Öyle de neden sefere çıkmazsın? dediler. İşi bitmemiş olanlarla yoldaşlık etmem murattır, dedim. Senin için mürit diyenler de, murat diyenler de var, hangisisin sen? dediler. İşte buna gülesim geldi yesriplim! Kah müridin, kah muradın olduğumu onlara söyler miyim hiç?''

 

Yusufcuk

E-posta

Yazar:     Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:   Kubbealtı Neşriyat
Yayın Yılı:  1946

Devletlim! Evvela karşıma şu kainat kitabını açtın ve:
- Oku! dedin.
Ben, acemi fakat çalışkan bir talebe gibi, onu kelime kelime hecelemeğe başladım. Dostlarım buna şahittir. Bir kır çiçeğinde, bir çiğ tanesinde, bir incecik su şırıltısında, zevkte, tebessüümde hep senin parmak izlerini görerek hızlı hızlı okuyor ve yanımdakilere söylüyordum. Fakat bunlara, bu güzelliklere doymadan sahifeler karşımda dönüyor, bütün telaşıma rağmen, zahmette, meşakatte, göz yaşında ızdırapta gene senin dehana ve hünerine şahit oluyordum. İşte böylece de gece demiyor, gündüz demiyor, önüme ne gelirse okuyor, okuyordum...

 

Dile Gelen Taş

E-posta

Yazar:     Sâmiha Ayverdi
Yayınevi:    Kubbealtı Neşriyat
Yayın Yılı:  1999

Devletlim:
- Bana bir kitap imzala! Dedi.
Güldüm. Onun varlığına varlık taslamak, Seyhunlar'ı Ceyhunlar'ı olana bir desti su bağışlayan adamın safdilliğinden daha edep dışı işlerden değil mi? Amma, mademki istemişti; olacaktı. Hem de ziyanı da vardı? Zaten insanoğlu her zaman için, misafirlik oynayan, çamurdan ev yapan, tuğla kırıkları içinde yemek pişiren bir çocuk ciddiyetiyle hayat macerasını oynamıyor muydu? Mademki dünya durağından bana da, uykusuz azıksız bir coşkunluk içinde, söylemek, yanıp yakılmak payı düşmüştü, şu halde hissime ayrılmış bu işe, bir çocuk ciddiyetiyle bakıp benimser görünmek, bir oyun, bir vazife demekti.