SâMİHA AYVERDİ

Mütefekkir - Yazar

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Efendimsin cihânda i’tibârım varsa sendendir...

2 Dünya 1 İnsan

E-posta Yazdır PDF

Tarih: Şubat 2014

I. DÜNYA SAVAŞI PATLAK VERDİĞİNDE DOKUZ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULDUĞUNDA ON SEKİZ YAŞINDA OLAN SÂMİHA AYVERDİ, 1993 YILININ MART AYINDA ARAMIZDAN AYRILDI.

2 Dünya 1 İnsan

2 Dünya 1 İnsan

İki dünyaya tanıklık eden bu münevver insanın çocukluk ve gençlik hatıralarını 1974 yılında yayınlanan Bir Dünyadan Bir Dünyaya adını verdiği kitapta okuyabilirsiniz. Onu değerli kılan bir özelliği ise İslam ve tasavvuf çarkında; ilim ve irfan sarkacında gidip gelen hayat öykülerini anlattığı romanları. İlk romanı yayınlandığında yıl 1938’di. Ardından fikrî, ictimaî ve tarihî eserler geldi. Üzerinde yaşadığımız topraklara kendisini vakfeden bir yazar olan Sâmiha Ayverdi, vefatına kadar da okurlarının ruh ve fikir dünyasına kazandırdıklarının yanı sıra akademiyi besleyen yazılarıyla da adeta bir ekol oldu. Ayverdi’nin Türk-İslam terkibi ile kaleme aldığı eserleri bugün, kurucularından olduğu Kubbealtı Vakfı tarafından basılmaya devam ediyor.

Kaynak: http://www.skylife.com/tr/2014-03/2-dunya-1-insan

 

Konferans: "Sâmiha Ayverdi'yi Anlamak"

E-posta Yazdır PDF


Muhterem Dostlar;

Sâmiha Ayverdi'nin  21.vefat yılı münasebetiyle 23 Mart 2014 Pazar günü saat 15:00 'da Türkkad Genel Merkezinde Prof. Dr.Nurullah Çetin "Sâmiha Ayverdi'yi Anlamak" konulu bir konferans verecektir.

Bekliyoruz efendim.

Emine Bağlı
TÜRKKAD Genel Başkanı
Adres
Fevzi Çakmak Sokak No.17/2
Kızılay / ANKARA
Telefon: 312 - 229 94 55
 

Kavramdan Metafora: Sâmiha Ayverdi'nin Romanlarında Tasavvuf Felsefesi

E-posta Yazdır PDF

Emine Gözde Özgürel "Kavramdan Metafora: Sâmiha Ayverdi'nin Romanlarında Tasavvuf Felsefesi"

 

Sâmiha Ayverdi ve Modernleşme-Gelenek Ekseninde Kadın

E-posta Yazdır PDF

Zeyneb Çağlıyan İçener "Sâmiha Ayverdi ve Modernleşme-Gelenek Ekseninde Kadın"

 

Sempozyum : Sâmiha Ayverdi, İstanbul, Kadınlık ve Tarih

E-posta Yazdır PDF

İstanbul Şehir Üniversitesi ve Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı işbirliğiyle Şehir Üniversitesi'nde "Sâmiha Ayverdi, İstanbul, Kadınlık ve Tarih" konulu bir sempozyum yapılıyor. Bilim insanlarının tebliğleriyle katılacağı sempozyum, Şehir Üniversitesi'nin Altunizade Kampüsü'nde 20 Aralık 2013 Cuma günü saat 9.00'da başlayacak ve gün boyu sürecek.

9.30-11.10, Sâmiha Ayverdi, İstanbul, Kadınlık ve Tarih

Moderatör: Abdülhamit Kırmızı

Melda Üner, “Aliye’nin Batmayan Günü”

Esra Almas, “Akşam Denize Karşı İstanbul: Sâmiha Ayverdi’nin Boğaziçi’nde Tarih ve İstanbul Geceleri Eserlerinde Zaman ve Mekâna Yolculuk”

Yekta Zülfikar,  “Kimliklerin Yeniden Kurgulanması: Kadının Kalemi”

Salim Çonoğlu, “İbrahim Efendi Konağı’nın Başkişisi: İstanbul ve İstanbul’un Kelimede Kalan Hayali”

11.20- 12.00 Sâmiha Ayverdi’ye Disiplinlerarası Bir Yaklaşım

Moderatör: Engin Akarlı

Arzu Öztürkmen, “Bir Tarihsel Etnografi Kaynağı Olarak İbrahim Efendi Konağı”

13.30-15.20 Sâmiha Ayverdi, Edebiyat, Din ve Tasavvuf

Moderatör: Irvin Cemil Schick

Azize Boşnak, “Sufizm ve İki Kadın Romancı: Sâmiha Ayverdi ve Doris Lessing”

Emine Gözde Özgürel, “Kavramdan Metafora: Sâmiha Ayverdi’nin Romanlarında Tasavvuf Felsefesi”

Kadir Özköse, “Ayverdi’nin Dini ve Tasavvufi Anlayışı

Fulya İbanoğlu, “Sâmiha Ayverdi’nin Romanında Dindar Kadın Tasavvuru”

15.30-17.20 Sâmiha Ayverdi, Kadın ve Aile

Moderatör: Hatice Aynur

Muharrem Dayanç / Selami Alan, “Kültürel Değişimin İbrahim Efendi Konağı’ndaki Yansıması Olarak Kadın”

Zeyneb Çağlıyan İçener, “Tarihi Emanetin Taşıyıcısı’nın İzinde: Sâmiha Ayverdi ve Modernleşme-Gelenek Ekseninde Kadın”

Ferda Zambak, “Sâmiha Ayverdi’nin ve Halide Nusret Zorlutuna’nın Romanlarında ‘Makbul Anne’lik”

Sevengül Sönmez, “Sâmiha Ayverdi’nin Eserlerinde Aile Geleneğinin Devri”

17.30-18.30 Değerlendirme

Beşir Ayvazoğlu ve Sadettin Ökten

 

Samiha Ayverdi paneli - Ankara

E-posta Yazdır PDF

Samiha Ayverdi paneli - Ankara

Samiha Ayverdi (1905-1993) mutasavvıf bir yazarımızdır. Roman, tarih, monografi, hatıra, mensur şiir türünde 40'tan fazla kitabı vardır (Kubbealtı).
Kendisi yeterince tanınmış değildir. Oysa Nurullah Çetin'e göre Samiha Ayverdi: "Cumhuriyet dönemi Türk romanında birinci sınıf bir yazar olmasına rağmen Haçlı emperyalizminin Türk düşmanı beslemeleri ve Türk'e tuzak kuran ihanet çevreleri tarafından yok sayıldı."
Bu çabalarına rağmen onu hatırlayanlar da vardır. Vefatının 20. yılında çeşitli yerlerde anma toplantıları yapıldı. Bunlardan biri de 14 Aralıkta Ankara'da Resim ve Heykel Müzesi salonunda gerçekleşen paneldir.
Paneli Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD) düzenledi. 47 yaşındaki bu dernek S. Ayverdi'nin fikri öncülüğünde Ankara'da kuruldu. Halen 7 şubesiyle hizmet vermektedir. Türk kültürünü, klasik sanatlarımızı, musikimizi yaşatma yolunda çalışmalar yapmaktadır.
Ankara soğuğuna rağmen kalabalık bir dinleyici vardı. Salon, gelenlere yetmedi. Başkan Emine Bağlı açış konuşması yaptı. Benim yönettiğim panelde 4 konuşmacı vardı. İlki Doç. Zekeriya Başkal. "Hatıraları Hayallerinden Güzel Bir Hanımefendi: Samiha Ayverdi" kitabının yazarı.
Başkal genç, aydınlık kafalı, rahat konuşan bir bilim adamı. S. Ayverdi'nin üslubundan, dilinin güzelliğinden örnekler verdi.
Türkiye siyasi bakımdan sömürge olmadı. Ama korkunç bir kültür emperyalizmine maruz kaldık. Ayverdi'nin bütün derdi bununla mücadele idi. Z. Başkal bunu çok iyi yakalamış. Kitabında şöyle bir tespiti var: "Kültür emperyalizmi, sömürgecilik, milletin sadece günü ve geleceğini etkilemez. Aynı zamanda milletin geçmişini de "çarpıtır, bozar, tahrip eder."
İşte Ayverdi bu bozulma ve tahribe karşı koyan, bunu tersine çevirmek için didinen, haykıran bir yazardır.

Devamını oku...
 

Sâmiha Ayverdi’nin İstanbul’u

E-posta Yazdır PDF

 

Fâtih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı

31 Ekim 2013

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi-Topkapı  Yenikapı Mevlevîhânesi Yerleşkesi

“Sâmiha Ayverdi’nin İstanbul’u”

Sempozyum Programı

1.Oturum

09.45-10.00 Açılış ve Protokol Konuşmaları

 

10.00-10.30 Prof.(hc) M.Uğur Derman – Oturum Başkanı ve Dâvetli Konuşmacı

10.30-10.50 Prof.Dr. Fâtih Andı – Sâmiha Ayverdi’nin eselerinde Osmanlı İstanbul’unu yapan bir unsur olarak mahalle

10.50-11.10 Prof.Dr. Kâzım Yetiş – Sâmiha Ayverdi’de İstanbul Medeniyeti kavramı ve unsurları

11.10-11.30 Prof.Dr. İbrâhim Numan – San’atkâr Şehir

11.30-11.50 Prof.Dr. Semâ Uğurcan – Sâmiha Ayverdi’den Türk yazarlarına bakışlar

 

12.00-14.00 Öğle yemeği arası

 

2.Oturum

 

14.00-14.30 Prof.Dr. Kenan Gürsoy – Oturum Başkanı ve Dâvetli Konuşmacı

14.30-14.50 Prof.Dr. Ahmed Güner Sayar – Sâmiha Ayverdi’de mekân algısı: Hırka-i şerif

14.50-15.10 Prof.Dr. M.Baha Tanman – Tekke mîmârîsinde mânevî eğitim mekânları

15.10-15.30 Prof.Dr. Fahameddin Başar – Sâmiha Ayverdi’nin târih eserlerinde Fâtih Sultan Mehmed ve İstanbul’un fethi

15.30-15.50 Prof.Dr. Abdullah Uçman – Sâmiha Ayverdi ile İstanbul’da yaşamak

 

Değerlendirme

 

16.00-17.00 Prof.Dr. Mustafa Tahralı – Prof.Dr. Mustafa Fayda

 

17.00-18.00 Çay arası

 

Konser

 

18.00-19.15 Ahmed Şahin – Mehmet Kemiksiz – İlâhiyât-ı Ken’an

 

Müjgan Cunbur

E-posta Yazdır PDF

Mehmet Demirci

26 Eylül Perşembe günü Milli Kütüphane eski Başkanı Dr. Müjgan Cunbur ahirete uğurlandı. Hacı Bayram Camii'nde düzenlenen cenaze törenine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Türk Kadınları Kültür Derneği Genel Başkanı Emine Bağlı, Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı, bürokratlar ve sevenleri katıldı.

Kimdi bu hanımefendi? Müjgan Cunbur, 1926'da İstanbul'da doğdu. DTC Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı'nı bitirdi. Edebiyat doktorası yaptı. Kütüphanecilik öğrendi. 1955'te Ankara Milli Kütüphane'de çeşitli görevlerde çalıştıktan sonra 1965 yılında Milli Kütüphane Genel Müdürü oldu. Milli Kütüphane 3 milyondan fazla eser arşivine sahip önemli bir kurumdur. Cunbur emekli oluncaya kadar burada görev yaptı.

KÜLTÜR HAMİSİ

Murat Bardakçı'nın değindiği gibi: 1970'li senelerin Milli Kütüphane'si Müjgan Hanım'ın genel müdürlüğü sırasında tam bir kültür merkezi idi. Edebiyat toplantıları yapılırdı. Orası bir akademi, musiki meşkedilen bir konservatuvar, kültür sohbetlerinin düzenlendiği bir ilim cemiyetiydi.

Milli Kütüphane onun zamanında sadece okuma mekanı değildi. Kültürün hemen her alanına kucak açıp destek veren bir akademi olmuştu. Mesela, Türk Müziği'nin henüz bir okula sahip olmadığı 1970'lerde o, Milli Kütüphane'nin salonlarından birini müzisyenlere açtı. Orada hem ders verilmesini hem de meşk edilmesini sağladı. Öz musikimizin devletin konser salonlarında icrasına izin verilmediği o senelerde, Milli Kütüphane'nin büyük okuma salonunda arada bir konserler verilir, Ankara semalarında Itri'nin, Dede Efendi'nin, Tanburi Cemil'in nağmeleri yankılanırdı.

Müjgan Cunbur'un Yunus Emre Fuzuli, Karacaoğlan, Ziya Gökalp hakkında ve başka konularda birçok kitabı vardır. Anadolu Gazilerini yazmak istiyordu. Bir İzmir seyahati sırasında bu projesi hakkında konuştuk, Gazi Emir'den söz etmiştik.

HUZURLU İNSAN

Müjgan Hanım'ın doğuştan arızalı bir beden yapısı vardı, sağ ayağı ve kolu sakattı, bastonla yürürdü. Bu durumundan dolayı tedirginlik duymaz, öyle bir his vermez, aksine bu sebeple bir kat daha güçlü görünürdü. Çünkü o, hazmedilmiş bir manevi hayata ve gönül zenginliğine sahipti.

Son derece huzurlu bir siması vardı. Yüzü vakur ve asil çizgiler taşırdı. İri gözleri ışıl ışıl ve muhabbet doluydu. Yüzünde her daim tatlı ve ölçülü bir tebessümün hakim olduğunu görürdünüz. Mütevazılıkla birleşen bu hoş yüz ifadesi güvenli bir duruşa sahipti. Onunla konuşurken huzur ve güven hissederdiniz. Pozitif enerji saçan kimselerdendi.

Prof. Sadun Aren (1922-2008), Türkiye'nin önemli marksist bilim adamı ve politikacısıdır. TİP milletvekilliği ve Sosyalist Birlik Partisi Genel Başkanlığı yaptı. Müjgan Cunbur'la komşuydu, ailece görüşürlerdi. Kendisi inançsızdı ama Müjgan Hanım'ın beden arızalarına rağmen bu kadar huzurlu ve imanlı oluşuna imrenirdi. Eşine, "Keşke ben de öyle olabilsem" derdi.

http://www.yeniasir.com.tr/Yazarlar/mehmet.demirci/2013/09/30/mujgan-cunbur

 

Bir Bâcıyân-ı Rûm'un, Müjgân Cunbur'un Ardından

E-posta Yazdır PDF

Millî Kütüphane emekli genel müdürü Müjgân Cunbur; 26 eylül 2013 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Kimdi Müjgân Cunbur?

O, bâcıyân-ı Rûm (Anadolu bacıları) zincirinin yakın dönem halkalarından biriydi. Bolu’nun Mudurnu ilçesinde doğmuş bir babanın ve İstanbullu bir annenin kızı olarak 1926 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Bu minik kız çocuğunun doğuştan bir bacağı, bir kolu ve bir eli çalışamaz durumdadır. Çocukluk yıllarından itibaren birçok ameliyat ve tedavi safhasından geçer. Ama o, ilerleyen yıllarda çelik bir irade ile bu arızaların üstesinden geldiğinden onu tanıyanlar bu durumu kısa bir müddet sonra fark etmez olurlardı. Müjgân Cunbur; bu eksiklikleri kendi içinde telafi etmiş; beden denilen kalıbın üstüne çıkmıştı.

Baba Salim Cunbur, Millî Mücadele Yılları’nın silah üreten ustabaşılarındandır. Ülkenin zor günlerinde Mustafa Kemal’in davetiyle Ankara’ya gelen bu ihlaslı usta; bu kız evlat için bir gurur vesilesi olacaktı. Anne Seniye hanım; dar imkânlar içinde ocağını mutluluk içinde tüttürmüş faziletli bir kadındı. Müjgan Cunbur anne ve babasını her daim büyük bir hürmetle anar, onların çeşitli meziyetlerinden hasret ve minnetle bahsederdi.

Onu ilk defa Atatürk Üniversitesi hocalarından merhum Prof. Dr. Kaya Bilgegil’in asistanı olarak çalışmaya başladığımın ikinci ayında tanıdım. Ankara Kumrular sokakta yer alan o zamanki Millî Kütüphane’de “Türk Yurdu” dergisi koleksiyonlarının Millî Mücadele yıllarına tekabül eden sayılarındaki manzumeleri derlemek maksadıyla iki bölüm elemanı ile birlikte görevlendirilmiştim. Tam da o sırada tadilat çalışması yapılmakta olduğundan kütüphane okuyuculara kapalıydı. Fakat Erzurum’dan bir aylığına görev izniyle gelen bu genç araştırmacılar için bir kolaylık sağlandı. Toz, toprak ve gürültü içindeki o ortamda bizlere küçük bir yer tahsis edildi. Bu gayeyle bir ay boyunca iki diğer meslektaşımla birlikte hummalı bir şekilde dergi tarayarak; şiirleri eski yazıdan günümüz alfabesine aktardık. Kütüphane müdiresi Müjgân Cunbur; güçlükle ve yardımla otomobilden inebilen ve ancak bastonla yürüyebilen bir hanımefendiydi. Bu çalışma dönemi içinde onu ancak birkaç kere uzaktan görebildim.

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 6